Yedinci Gün Romanında Dikkat Çeken Yazım ve Dil Özellikleri ve…

14 Eylül 2012 tarihli Radikal Kitap’ta Yedinci Gün’ü konu edinen iki yazı yayımlandı;ilki, Murat Yetkin’in, ikincisi Ömer Erdem’in. Yetkin’e göre, “Yedinci Gün de Anar’ınkalem kıvraklığını ve bilgi derinliğini konuşturduğu bir lisan ziyafeti niteliğinde. Ancakkendi hikâyesini anlatmadığından mıdır, önceki romanlarında malumatfuruşluk olarakdurmayan bilgi derinliği ve genişliği, Yedinci Gün’de sanki yirminci yüzyılın başında oyılların İstanbul üniversitelerinde okutulmuş ders kitaplarının, jurnallerinin iyi sahaflardanedinilmiş değerli nüshalarından özenle seçilmiş ayrıntılar toplamı izlenimi veriyor. Yineetkileyici, ama o yükseltilmiş beklentiyi karşılamıyor.” Bu değerlendirmeyi okurken,sözlüklerde bulamadığım “keyd-i muzlim”in, “mahzen-i uzeym”in, “münevvebe”ninhangi değerli nüshalardan nasıl özenle seçildiğini çok merak ettim doğrusu.Serdar Güven’in alıntıladığı “muhterislere sadaka olarak verilen kusurlar”dan sözeden cümleyi Murat Yetkin de aynen aktarmış ama belli ki epey alınmış: “Allah kabuletsin demeyi de ihmal etmeden kurulmuş bu cümle acaba yazarın okura tepeden bakmasını,belki kibrini açığa vurmuyorsa ne anlama geliyor? / Yani kitabı okurken adeta gözümüzüniçine giren hataları Anar’ın sadakası hatırına görmezden mi gelmek gerekecek?” diyesoruyor.İbrahim DEMİRCİTürk Di li 23Ömer Erdem’in Yedinci Gün eleştirisinin başlığı: Maket. Şöyle başlıyor: “Bu. Tamda bu. İhsan Oktay Anar’ın yaptığı. Yazdığı. Yedinci Gün, ‘maket’ haliyle çıkıyor karşımıza.Bir mimarın, özel ve dikkatli bir mimarın, tecrübeli bir mimarın maketi bu.” Erdem’indikkat çekici saptamalarından biri: “Zorluk, yazarın kendi plastik kurgusunda inatetmesi, maketten inşaya yönelmemesidir. İnsanla yeterince doldurulamayan bölümler malzeme ve moloza boğulur.”

İbrahim Demirci’nin Türk Dili dergisindeki yazısından alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir