Yedinci Gün Romanında Dikkat Çeken Yazım ve Dil Özellikleri ve…

Düzeltme işaretinin gereksiz, yanlış ve yanıltıcı kullanıldığı bir cümle: “Hele hele gelecekteki fennî bir düşünün!” (s. 228) Düşünebilir miyiz?

Birçok kelimeye mebzûl miktarda düzeltme işareti bezleden muharrir, bu işareti“cenûb” kelimesinden esirgemiş ve “Cenüp’ten Şimâl’e doğru” yazabilmiş. (s. 74) Yön adlarının neden majüskül ile başlatıldığı ve neden apostrof ile ayrıldığı da calib-imerak ve sual bir husustur. Lakin dört canibin adını, 64. sayfada “şimâl, cenüp, şark ve garp” diye gördüğünüzü hatırlarsanız, merak yerine başka bir hisse kapılabilirsiniz.

s. 170-171’de “resmî geçit”ten söz ediliyor. “Geçit töreni” anlamına gelen resmi geçit (resm-i geçit) ad takımı olmaktan çıkarılıp sıfat takımına dönüştürülmüş!

s. 39’da “Lâ yüahiz ükümüllahü billagvı…” diye başlayıp yedi satır süren ayetiktibasını bu harflerle ve yalan yanlış yazılmış görünce içim sızladı. Romanın çeşitli yerlerinde defalarca “âhiret” veya “ahret” yerine “ahıret” yazmış olan biri, “lâ yüâhızü” yazamıyor işte!

Neûzübillâh” da diyemiyor, “Neizübillâh!” (s. 18) diyor. “Hasbünallah” diyemiyor,“Hasbinallâhü…” (s. 65) diyor. Halkımızın “estağfurullah” diyerek Türkçeye yaklaştırdığı sözü, Arapça aslındaki gibi “estağfirullah” şeklinde hem de kaç kez ve sona’sına düzeltme işareti koyarak yazmış olan kişinin bu iki ifadeyi yanlış yazmasına ne demeli?

İbrahim Demirci’nin Türk Dili dergisindeki yazısından alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir